Mide sıkıntısından kemik sağlığına! Her gün leblebi yerseniz vücudunuzda ne olur?
Yüzyıllardır sofralarımızda yer alan leblebi, yalnızca açlığı bastıran lezzetli bir atıştırmalık değil, tıp tarihinin en büyük zekalarından İbn-i Sina’nın da reçetelerine giren doğal bir şifa kaynağı. İbn-i Sina, eserlerinde leblebinin özellikle böbrek ve mesane taşlarını sökmeye yardımcı olduğunu, mideyi kuvvetlendirip vücuttaki fazla nemi ve gazı emdiğini vurguluyor. Ayrıca leblebi, içerdiği yüksek lif sayesinde sindirim sistemini düzenlerken, uzun süre tok tutarak kan şekerini dengede tutmaya ve kilo kontrolüne de büyük katkı sağlıyor.
Günde bir avuç tüketildiğinde hastalıklara karşı vücut direnci sağlayan leblebi, İbn-i Sina’nın asırlık tavsiyelerinde olduğu gibi midedeki fazla asidi ve gazı emerek reflü ile şişkinliği anında dindiriyor. Zengin lif içeriğiyle kötü kolesterolü düşürüp kalp sağlığını korurken, barındırdığı çinko ve kalsiyum sayesinde de hem cildi yeniliyor hem de kemik yapısını güçlendiriyor.
Ayrıca zengin lif içeriğiyle gün boyu enerji verip mide ve bağırsak fonksiyonlarını düzenleyen leblebi, barındırdığı mineraller sayesinde demir eksikliğiyle mücadele ederken kemik yapısını destekliyor ve cilt hücrelerinin yenilenmesini hızlandırarak yaşlanma belirtilerini geciktiriyor.
Her ne kadar İbn-i Sina’nın asırlık reçetelerinde şifa kaynağı olarak öne çıksa da leblebinin dozunda tüketilmesi kritik bir önem taşıyor; nitekim aşırıya kaçıldığında gaz, kabızlık ve şişkinlik gibi sindirim rahatsızlıklarına yol açabiliyor. Özel bir alerji riski veya kronik sağlık sorunu bulunan kişilerin ise bu mütevazı ama etkili atıştırmalığı beslenme rutinlerine eklemeden önce mutlaka uzman bir doktora danışmaları gerekiyor.



